AKP'nin İslamofaşist Polis Devleti İcraatları 5

eğitimsen.png

EĞİTİM SEN'in karşılaştığı "islam" soslu faşist AKP icraatlarından site kapatma saldırısı ve üyelere açılan soruşturmalar ile ilgili eğitim-sen basın açıklamaları şöyle:

I.
İnternet Sitemizin Kapatılmasını, Bilime ve Bilimsel Düşünceye Karşı Yapılmış Bir Müdahale Olarak Değerlendiriyoruz! - 2008-09-27

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ın internet sitemizin erişime engellenmesi konusunda sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile birlikte yapmış olduğu açıklama.

Eğitim Sen’in web sayfası, kamuoyunda “Harun Yahya” olarak bilinen Adnan Oktar’ın Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden aldırmış olduğu bir kararla, 24 Eylül 2008 tarihinden bugüne kadar engellenmiştir. 24 Eylül 2008 Çarşamba günü sabah saat 09.40’dan itibaren Eğitim Sen’in internet sitesine girenler, son dönemde örneklerine sıkça karşılaştığımız “Bu Siteye Erişim Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir” ifadesini görmüşlerdir.

Eğitim Sen Genel Merkezine bu konuyla ilgili daha önce herhangi bir yasal uyarı ya da tebligat yapılmaması nedeniyle, engellemenin hangi gerekçeyle yapıldığı ancak yapmış olduğumuz girişimler sonucunda anlaşılabilmiştir.

Eğitim Sen’in internet sitesi, günde binlerce kişinin ziyaret edilen ve sendikal faaliyetlerimizi kolaylaştıran, güçlendiren bir işlev görmesi nedeniyle bizim için önemlidir. Dolayısıyla erişim engellemesi, aynı zamanda sendikamızın faaliyet alanlarından birisinin engellenmesi anlamını taşımaktadır.

Eğitim Sen’in internet sitesinin, kamuoyunda evrensel ve bilimsel bir gerçek olarak kabul edilen evrim teorisine karşı “yaradılış teorisini” savunmasıyla ünlenen Adnan Hoca’cılar tarafından biyoloji öğretmenlerine gönderilen “Yaradılış Atlası” ile ilgili olarak yaptığı açıklama gerekçe gösterilerek erişime engellenmiş olması, her açıdan sorgulanması gereken bir durumdur.

(..)

devami icin: http://www.egitimsen.info/index.php?yazi=1692

-----------------------------------------

II- IZMIR'de sorusturma baskisi

http://www.egitimsen.info/index.php?yazi=1691

Eğitim Sen Üyeleri Üzerindeki Baskı ve Soruşturmalar Son Bulmalıdır! - 2008-09-24

Eğitim Sen üyelerine yönelik baskı ve soruşturmalar durmaksızın devam ediyor. İzmir’in Bergama ilçesinde görev yapan 15 Eğitim Sen üyesi hakkında, bakanlığa gönderilen isimsiz, imzasız ve tarihsiz bir dilekçe dikkate alınıp, sözde “kamu yararı” gözetilerek soruşturma başlatılmıştır.

Bergama’da görev yapan Cumhuriyet Lisesi öğretmeni Ali Vurucu, Tepeköy İlköğretim okulunda görev yapan sözleşmeli öğretmen Senem Candan ve Ayaskent İrfan Kırdar İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler öğretmeni Murat Aydın hakkında, isimsiz bir dilekçeden yola çıkılarak soruşturma başlatılmış olması düşündürücüdür. İnceleme sürecinde öğrenci ve okul personeline yöneltilen sorular, yapılan soruşturmanın bir incelemeden öte üyelerimizi sindirmeye yönelik bir uygulama olduğu izlenimini vermektedir.

Farklı eğitim kurumlarında görev yapan 15 öğretmen hakkında aynı suçlamalarla disiplin soruşturması başlatılmıştır. Suçlamalar; “parti propagandası yaparak yöneticilerini yüceltmek; siyasi ve ideolojik konuşmalar yapmak; doğaüstü olayları reddederek din derslerinde Marksizm’den bahsetmek; Evrensel gazetesini sınıfa getirerek öğrencileri abone etmek; siyasi örgütlerin toplantılarına katılmak; eylem günleri sevk alarak eğitim öğretimi aksatmak ve öğrencilere sevk alış nedenini bildirmek ve son olarak askerliği özgürlüğü kısıtlayıcı bir eylem olarak tanımlamak” tır. Değişik eğitim kurumlarında görev yapan 15 farklı eğitimciye, birbiriyle ilişki kurulması olanaksız olduğu halde, aynı tür suçlamaların yöneltilmiş olması, suçlamanın nesnel bir dayanağının olmadığının açık kanıtıdır.

Sendikamız üyelerine yönelik disiplin soruşturması, isimsiz, imzasız ve adres belirtilmeyen bir dilekçe üzerine başlatılmıştır. Dilekçedeki suçlamalar soyuttur, somut bir bilgi veya belgeye dayanmamaktadır. Farklı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerle ilgili aynı suçlamalar yapılmıştır. Bu dilekçe üzerine inceleme başlatılması 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Yasaya açıkça aykırıdır. Soyut suçlamalar üzerine inceleme başlatılmasını kamu yararı ile de bağdaştırmak mümkün değildir.

Eğitim Sen üyesi eğitim emekçilerine karşı başlatılan soruşturmaların son dönemde artmış olması bize göre rastlantı değildir. Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyeleri her yönden kuşatılmaya ve sindirilmeye çalışılmaktadır.

Eğitim ve bilim emekçileri, örgütlü mücadelesi ile kendilerini baskı altına almaya çalışan bu tür hukuk dışı uygulamaları da aşmayı başaracaktır. Soruşturma, sürgün ve cezalandırmalara karşı bugüne kadar sürdürdüğümüz örgütsel ve hukuksal mücadelemiz bundan sonra da aynı kararlılıkla sürecektir.