BATI'DAN AMED'E KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ

03/02/2008 - 00:41

Dicle Üniversitesi'ni kardeş üniversite ilan eden ilerici, sosyalist gençler, 29 Şubat sabahı Amed'e ulaştı. 10 Batı ilinden, 20'yi aşkın üniversiteden gelen 110 öğrenci, 29 Şubat'ta DTP Diyarbakır il başkanlığı önünde yurtsever Kürt kardeşleriyle beraber bir basın açıklaması yaptılar.

"Ji bo jiyanek e bi rûmet biratî, wekhevî, azadî... Dicle Üniversitesi Öğrenci Derneği (DÜÖ- DER)", "Zimanê me hebûna me ye bijî zaningehên azad Yurtsever Demokratik Gençlik (YDG)" ve "Menekşe'ler baharın müjdecisidir! Yolu yok kardeşlik kazanacak" pankartlarının açıldığı eylemde, basın açıklamasını ilerici, sosyalist ve yurtsever gençler adına Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Başkanı Göksen Çal okudu.

Ortak düşmanımız: Karanlık

Çal, "Bizler Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden, kilometrelerce uzaktan silahların, gölgesinde yaşayan bir halkın acısını paylaşmaya geldik. Ama biz sadece acınızı paylaşmak değil sesimizi birleştirmek, mücadelemizi ortaklaştırmak için buradayız. Çünkü biliyoruz ki düşmanımız ortak. Çünkü biliyoruz ki düşmanımız karanlık" dedi. Kürt halkına inkar ve imhayı dayatanların diğer taraftan Türk halkının beynini şovenizm zehiriyle kuşattığını vurgulayan Çal, Kürt halkının inkar ve imhaya karşı Edi Bes e çığlığını yükseltiğini, Türk halkı içinde de bu sorunun kanla, askeri operasyonlarla çözülemeyeceğine dair düşünceler arttığını ifade etti.

Bize miras kalan utancı silmek için buradayız

Barış ve kardeşliğin sesini Batı'dan yükselten üniversite gençleri olarak Amed'e geldiklerini dile getiren Çal, "Döndüğümüzde kardeşliğin ve özgürlüğün sesini daha da büyütmek için mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Çal, "Gençlik geleceğine özgür, eşit bir dünya mücadelesiyle yürüyor" diyerek "Türk halk gençliğinin ilerici, sosyalist bölükleri olarak dili zincirlenmiş bir halkın yiğit gençlerinin yüreklerindeki ateşe ortak olmaya geldik. Geçmişin bize miras bıraktığı utancı silmek için buradayız, Amed’deyiz!" diyerek sözlerini bitirdi. Çal'ın ardından Yurtsever Demokratik Gençlik (YDG) adına söz alan Nejdet Arıcı, "Böylesi bir dönemde bizi sahiplenmeniz çok önemli. Batı'dan gelen arkadaşlarımızı selamlıyoruz" dedi.

"Bize güven ve güç verdiniz"

DTP Diyarbakır İl Başkanı Nejdet Atalay ise, "Buraya gelerek bize güven ve güç verdiniz. Teşekkür ediyorum bu dayanışma için. Sizin gibi yoldaşların, Batı'nın refleksleri kirli siyasetleri boşa çıkaracaktır. Kürtler, karşı taraftan (Türkler'den) dayanışma bekliyor. Bu yüzden Türk gençlerinin buraya gelişi çok kutsal ve anlamlı. Onur duyduk" dedi. Eylem sırasında Amed semalarından geçen savaş jetleri ise gençler tarafından ıslıklar ve yuhalamalarla uzun süre protesto edildi.

Yaklaşık 200 kişinin katıldığı eylemde gençler, "Faşizme karşı omuz omuza", "Eşitlik, kardeşlik Kürt ulusuna özgürlük", "Disa disa serhildan azadîya Kürdistan", "Bijî biratiya gelan" sloganlarını haykırdı. Eylemde, Arap sosyalist gençler de Arapça sloganlarla "Canımızla, kanımızla özgürlük için savaşacağız" dediler.

Suya düşen bir karanfilse yüreğin...

Basın açıklamasının ardından ilerici, sosyalist gençler ile yurtsever gençler, kardeşlik karanfillerini suya bırakmak için Dicle Nehri'ne gitti. Dicle Nehri üzerindeki köprüde "Kardeşimsin Dicle" yazılı pankart açarak yürüyüşe geçen yurtsever ve sosyalist gençler adına Yasin Bingör, yaptığı açıklamada, demokrasi, kardeşlik ve barış için karanfilleri Türk ve Kürt gençleri olarak Dicle Nehir'ne bıraktıklarını söyledi. Dicle Nehri'ne karanfillerin bırakılmasının ardından gençler, Kürt sorununu gençlik cephesinden tartışacakları bir forum düzenlemek üzere Dicle Üniversitesi'ne doğru yola çıktı.

Dicle'de faşist, gerici baskı

Dicle Üniversitesi'ne savcılığın emriyle rektörlük tarafından girişleri engellenen ilerici, sosyalist ve yurtsever gençler, kampüsün önünde uzun süre bekledi. Görevlilerin "Dışarıdan gelen kimseyi alamayız" demesi üzerine Dicle Üniversitesi öğrencileri kampüse girmek istedi. Ancak Dicle Üniversitesi rektörlüğü, kendi öğrencilerini de okula almadı. Eğitim haklarının engellendiğini söyleyen öğrenciler, avukat eşliğinde gelerek okula dava açacaklarını belirttiler.

"Burası üniversite, kışla değil"

Bu esnada Tıp Fakültesi önünden "Dicle uyuma, onuruna sahip çık", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Burası üniversite, kışla değil" sloganlarını haykırarak yürüyüşe geçen yaklaşık 200 öğrenci, Batı'dan gelen Türk arkadaşlarının kampüse alınmasını istedi. Batı'dan gelen gençler ile yurtsever Kürt gençleri arasına barikat kuran polis, sık sık kitleyi gözaltına almakla tehdit etti. Kürt gençleri, "bugün Batı'dan gelen arkadaşlarımız okula giremezse, yarın biz de onların okula giremeyiz. Ya misafirlerimizi okula soksunlar ya da polis alsın hepimizi. Onların girmesi için her türlü bedeli ödeyeceğiz" diyerek, ilerici, sosyalist gençleri kampüse sokmaya çalıştı. Uzun bekleyişin ardından gençler, planladıkları forumu DTP Diyarbakır İl Başkanlığı'nda yapmak üzere otobüslere binerek kampüsten ayrıldı.

Dengbejler acıya dokundurttu

DTP Diyarbakır İl Başkanlığı'ndaki forumun ardından gençler, Dicle Fırat Kültür Merkezi'ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Burada ilerici, sosyalist gençler, dengbejleri dinledi. Türk gençleri dengbejlerden çok etkilenirken, Kürt ulusunun yaşadığı acıları daha bir yakından hissettiklerini söylediler. Bir Türk genci, "Ben Kürtçe bilmediğim için söylenenleri anlayamıyorum. Ama dengbej'in sesini duyunca, gözlerindeki yaşları görünce Kürtlerin yaşadığı acıları hissettim" diye konuştu. Dicle Fırat Kültür Merkezi'ndeki etkinliğin ardından gençler, Kürtçe bir tiyatro oyununu izledi.

Yolu yok, kardeşlik kazanacak

Batı'dan Amed'e gerçekleşen kardeşlik yürüyüşü Türk ve Kürt gençlerinin hep beraber çektiği halaylarla sona erdi. Vedalaşırken iki taraf da "hoşçakal" demedi birbirine. "Tekrar görüşeceğiz hewal, tekrar görüşeceğiz yoldaş" sözleri ve zafer işaretleriyle yurtsever gençler, sosyalist arkadaşlarını uğurladı. Her iki taraf da bu buluşmanın gerçekleşmiş olmasından biraz şaşkındı aslında. Çünkü hiç kimse bu kadar kısa zamanda bu kadar çok paylaşımda bulunup, birbirine bu kadar yakın olabileceğini düşünmüyordu. "Demek ki halkların kardeşliği buymuş" dedi bir yurtsever, "Kürtler'i artık daha iyi anlıyorum" dedi bir sosyalist... Aslında her iki tarafın da kafasında kırıntı halinde de olsa var olan önyargılar kırılmıştı. Bu buluşma gösterdi ki sosyalist gençlerle yurtsever gençlerin daha fazla bir araya gelmeye ihtiyacı var. Artık yolu yok, kardeşlik kazanacak!